Her öğrencinin rotası farklı.

AZİMUT Nasıl Doğdu?

Hiçbir öğrenci yolda kaybolmasın diye.

Ben bir matematik eğitimcisiyim. Üniversitede doçent olarak görev yapıyorum. Yıllardır öğrenme, öğretme ve öğrenci gelişimi üzerine çalışıyorum. Kendim de hayatım boyunca birçok sınava girdim ve sınava hazırlanan pek çok öğrenciye rehberlik ettim. Bu nedenle sınava hazırlanmanın nasıl bir süreç olduğunu iyi bildiğimi düşünüyordum. Kendi çocuklarım sınav dönemine gelene kadar. 

Geçtiğimiz yıl büyük oğlum LGS'ye hazırlanırken, sınav hazırlığının eğitimci olarak dışarıdan gördüğümden çok daha farklı bir tarafıyla karşılaştım: Süreci evin içinde yönetmek. Aslında ne yapılması gerektiği belliydi. Günlük rutinler, öğretmenlerin verdiği ödevler, dershane programı, denemeler ve tamamlanması gereken eksikler vardı. Sorun program hazırlayamamak değildi. Sorun, hazırladığımız programı değişen hayatın içinde sürdürebilmekti. Eşim pazar günleri bir A4 kâğıdı alır, haftayı günlere böler ve yapılacakları tek tek yerleştirirdi. O hafta için gayet düzenli görünen bir planımız olurdu. Sonra pazartesi matematik öğretmeninden yeni bir ödev gelirdi. Salı dershanede başka bir çalışma verilirdi. Çarşamba okul beklenenden yoğun geçerdi. Bazen oğlum yorulur ve planlanan bir işi tamamlayamazdı. Bazen arkadaşlarıyla bir programı olurdu. Bazen de bir test bizim tahmin ettiğimizden çok daha uzun sürerdi. Birkaç gün önce hazırladığımız program artık onun gerçek hayatını yansıtmıyordu. 

Yapılmayan görevleri nereye taşıyacağız? 
Yeni verilen ödevleri hangi güne koyacağız? 
Biriken işler ertesi günü gereğinden fazla mı dolduracak? 
Dinlenmeye ve arkadaşlarına ayıracağı zaman ne olacak? 

Sürekli yeniden hesap yapmak gerekiyordu. Bunu her seferinde kâğıt kalemle yapmak ise giderek zorlaşıyordu. O süreçte benim için önemli bir şey netleşti: Bir öğrencinin ihtiyacı yalnızca iyi hazırlanmış bir çalışma programı değil, hayat değiştikçe onunla birlikte değişebilen bir çalışma sistemiydi. Çünkü sınav yılı boyunca hiçbir şey sabit kalmıyor. Öğretmenlerin verdiği görevler, okulun yoğunluğu, deneme sonuçları, öğrencinin çalışma hızı ve enerjisi değişiyor. 

O hâlde program neden değişmesin?

AZİMUT fikri tam olarak burada doğdu. Öğretmen yeni bir ödev verdiğinde haftayı yeniden düzenleyebilen, öğrenci bir görevi tamamlayamadığında bütün programı bozmadan kalan işleri yeniden dağıtabilen bir sistem mümkün olabilir miydi? Üstelik bu sistem yalnızca dersleri değil, öğrencinin hayatını da hesaba katabilir miydi? Ders çalışma zamanının yanında dinlenmesini, arkadaşlarıyla geçireceği zamanı ve teknoloji zamanını da koruyabilir miydi? Ebeveyn de her akşam “Bugün ne yaptın?”, “Ödevlerin bitti mi?”, “Yarın ne çalışacaksın?” diye sormak zorunda kalmadan sürecin nasıl ilerlediğini görebilir miydi? Denemeler yalnızca kaç net yapıldığını gösteren sonuçlar olmaktan çıkıp öğrencinin zaman içindeki gelişimini görmemize yardımcı olabilir miydi? AZİMUT'u bu sorulara cevap verebilmek için tasarlamaya başladım.

Neden AZİMUT?

Her öğrencinin rotası farklı.

Azimut, navigasyonda bulunduğunuz noktadan gitmek istediğiniz yönü belirlemek için kullanılan bir kavramdır. Sınava hazırlıkta da yalnızca bir hedef belirlemek yeterli değildir. Öğrencinin nerede olduğunu görmesi, hangi yönde ilerlemesi gerektiğini bilmesi ve şartlar değiştiğinde rotasını yeniden belirleyebilmesi gerekir. Bu nedenle AZİMUT bizim için yalnızca bir isim değil. Sistemin nasıl çalışmasını istediğimizi de anlatıyor. 

Öğrencinin yerine yürüyen ya da onun adına karar veren bir sistem değil; kendi yolunu daha iyi yönetmesine yardımcı olan bir dijital akademik koç

 AZİMUT'u ilk olarak kendi çocuklarımın sınav süreçlerini düşünerek tasarlamaya başladım. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız LGS deneyimini, önümüzdeki LGS ve YKS yıllarını düşündüm. Sonra fark ettim ki bizim evimizde yaşanan problem yalnızca bize ait değildi. Başka evlerde de birkaç gün sonra geçerliliğini kaybeden programlar vardı. Yeni ödev geldikçe yeniden plan yapmaya çalışan aileler vardı. Bir gün aksayınca görevleri biriken öğrenciler vardı. “Bugün ne çalışacağım?” diye düşünen çocuklar ve “Ödevlerini yaptın mı?” diye sormaktan yorulan ebeveynler vardı. Kendi çocuklarım için aradığım sistemin aslında pek çok öğrencinin ve ailenin ihtiyacı olabileceğini fark ettim. Böylece AZİMUT, bizim evimizde yaşadığımız bir probleme çözüm arayışı olmaktan çıkıp daha büyük bir amaca dönüştü. 
 
Hiçbir öğrenci yolda kaybolmasın diye. Çünkü iyi bir sınav hazırlığının öğrencinin bütün hayatını sınava göre şekillendirmek olduğuna inanmıyorum. Öğrencinin ne zaman çalışacağını bilmesi kadar, işini bitirdiğinde rahatça dinlenebileceğini bilmesi de önemli. Bir gün planını uygulayamadığında kendisini başarısız hissetmek yerine, programını yeniden düzenleyip yoluna devam edebilmesi önemli. Ve en önemlisi, bütün öğrencilerin aynı programı uygulaması değil; her öğrencinin kendi ihtiyaçlarına, hayatına ve gelişimine uygun bir yol bulabilmesi önemli. AZİMUT bunun için var. 

 Her öğrencinin rotası farklı. 

 Doç. Dr. Deniz Çeliksoy 
AZİMUT Kurucusu